Tag: GıdaSekötrü

  • E-Ticarette %1 Stopaj Uygulaması ve Online Yemek Siparişlerine Etkisi

    E-Ticarette %1 Stopaj Uygulaması ve Online Yemek Siparişlerine Etkisi

    E-ticaret sektörü, 1 Ocak 2025 itibarıyla yeni bir vergi düzenlemesiyle karşı karşıya kalıyor. %1 oranında uygulanacak stopaj kesintisi, online ticaretten gelir elde eden işletmeleri doğrudan etkileyecek. Bu kesinti, peşin vergi tahsilatı anlamına geliyor ve kayıt dışılığı önleme amacı taşısa da, online sipariş ettiğimiz yemeklerin fiyatlarını bile değiştirebilecek potansiyele sahip. Peki, bu düzenleme neleri kapsıyor ve online yemek siparişleri gibi popüler hizmetlere etkisi ne olacak? Gelin, bu soruların yanıtlarını birlikte inceleyelim.

    Yeni Stopaj Düzenlemesinin Genel Hatları

    Yeni düzenleme, 9284 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında yapılmış bir güncellemedir. Bu karar uyarınca elektronik ticarette aracı hizmet sağlayıcıları üzerinden gerçekleşen gelirlerde %1 oranında stopaj uygulanacaktır. Bu düzenleme, 1 Ocak 2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

    Stopaj oranının belirlenmesi, hem işletmeler hem de vergi otoriteleri açısından önemli bir düzenleme olarak öne çıkıyor. Düzenlemenin ana amacı kayıt dışı ekonomiyi azaltmak ve vergi tahsilatını artırmaktır.

    Önemli Bilgi: Bu stopaj kesintisi, restoranın platform üzerinden yaptığı KDV hariç brüt satış geliri üzerinden yapılacaktır. Yani komisyon, kargo veya KDV gibi tutarlar düşülmeden, brüt ciro esas alınır.

    Online Yemek Siparişlerinde Stopaj Uygulaması Nasıl İşleyecek?

    Online yemek siparişi platformları (Yemeksepeti, Getir vb.), e-ticaret ekosisteminin önemli bir parçasıdır. Aracı hizmet sağlayıcıları üzerinden verilen siparişlerde, stopaj kesintisi şu şekilde uygulanacak:

    Restoran Gelirleri Üzerinden Kesinti: Platformlar üzerinden elde edilen gelirlerden %1 stopaj, ilgili platformlar tarafından otomatik olarak kesilecek ve vergi dairesine yatırılacaktır. Bu kesinti, restoranın inisiyatifinde değildir.

    Fatura ve Beyan Zorunluluğu: Restoranlar, platformlardan gelen kesintileri gösteren belgeleri (stopaj bildirimi) mali tablolarına dahil etmek ve kesintileri muhasebeleştirmek zorundadır.

    Son Kullanıcıya Yansıma: İşletmeler bu kesintiyi (ve artan operasyonel uyum maliyetini) fiyatlandırma stratejilerine dahil edebilir, bu da online yemek fiyatlarında artışa neden olabilir.

    Örnek Senaryo ile Stopaj Hesaplaması

    Bu kesintinin işletmelerin eline geçen net tutarı nasıl etkileyeceğini somut bir örnekle inceleyelim:

    Varsayalım, bir restoranın platform üzerinden elde ettiği Toplam Online Satış Hacmi (KDV Hariç Brüt Gelir) 10.000 TL‘dir.

    1 – Stopaj Kesintisi: Uygulanacak Stopaj Oranı %1 olduğu için, 100 TL stopaj kesilir.

    2 – Komisyon Kesintisi: Varsayımsal %15 komisyon oranıyla 1.500 TL komisyon kesilir.

    3 – Restorana Aktarılan Tutar: Restorana Platformdan Aktarılacak Net Tutar, tüm kesintiler düşüldükten sonra 8.400 TL olur.

    Sonuç: Platform, restorana 8.400 TL öderken, kesilen 100 TL’lik stopajı doğrudan ilgili vergi dairesine yatıracaktır. Restoran, bu 100 TL’yi daha sonra ödeyeceği Gelir veya Kurumlar Vergisinden mahsup edecektir (yani bir nevi peşin ödenmiş vergi olarak düşecektir).

    Stopaj Uygulamasının Restoran ve Kafeler Üzerindeki Etkisi

    Yeni e-ticaret stopaj uygulaması, yiyecek-içecek sektöründeki etkileri çeşitli boyutlarda hissedilebilir:

    Maliyet Artışı ve Kârlılık: Stopaj kesintisi, restoran ve kafelerin net kazancını kısa vadede düşürebilir. Özellikle küçük çapta işletmeler için mali baskı artabilir ve uzun vadede sektörde konsolidasyon eğilimi güçlenebilir.

    Fiyat Artışı Olasılığı: İşletmeler, artan maliyetlerini tüketicilere yansıtarak yemek fiyatlarını yükseltmek zorunda kalabilir. Bu durum, tüketici davranışlarını ve sipariş hacimlerini etkileyebilir.

    Uyum Süreci: Restoranların, muhasebe ve vergi raporlama süreçlerini yeni düzenlemeye uygun hale getirmesi ve platformların kestiği stopajları takip etmesi gerekecektir.

    Alınması Gereken Kritik Aksiyonlar:

    →  Mali tablolarını yeniden düzenlemek ve kesintileri doğru muhasebeleştirmek.

    →  Stopaj kesintilerinin gelir tablosuna etkisini minimize etmek için profesyonel destek almak.

    →  Fiyat politikasını, yeni maliyeti dengeleyecek şekilde tekrar gözden geçirmek.

    →  Rekabet Avantajı: Daha büyük ölçekli işletmeler bu tür düzenlemelere daha kolay adapte olabilirken, küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ’lerin) bu süreçte zorlanması muhtemeldir.

    Vergi Kesintisinin Beyan ve Mahsup Süreci

    Stopaj uygulaması kapsamında işletmelerin, kesintilerini doğru bir şekilde beyan etmeleri ve mahsup sürecini etkin bir şekilde yönetmeleri gerekiyor:

    →  Beyanname Verilmesi: Kesilen stopajlar, aylık ya da çeyrek dönemlerde ilgili beyannameler ile bildirilecek.

    →  Mahsup ve İade: Kesilen stopaj, işletmenin ödenecek vergilerinden (Gelir veya Kurumlar Vergisi) mahsup edilebilir. Yani stopaj, işletmenin devlete ödeyeceği verginin bir kısmı olarak peşin ödenmiş demektir. Fazla kesinti yapıldıysa iade talebinde bulunulabilir. Bu süreçte doğru belgelerin hazırlanması kritiktir.

    →  Mali Danışmanın Rolü: Vergi beyannamelerinin eksiksiz ve hatasız doldurulması ve mahsup mekanizmasının doğru işletilmesi için, özellikle yeni düzenlemeler hakkında bilgi sahibi olan mali müşavirlerle çalışmak büyük kolaylık sağlayacaktır.

  • Online Yemek Siparişinde Müşteri Deneyimini Artıran Faktörler

    Online Yemek Siparişinde Müşteri Deneyimini Artıran Faktörler

    Online yemek siparişi, modern yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Ancak kullanıcıların bu süreçte yaşadığı deneyim, bir platformun tercih edilmesinde önemli bir rol oynuyor. Hız, güvenilirlik ve kişiselleştirme gibi faktörler, müşteri memnuniyetini artırmak için kritik öneme sahip. Bu yazıda, online yemek siparişinde müşteri deneyimini artırmanın etkili yollarından bahsedeceğiz.

    ➤ Hız ve Kullanılabilirlik

    Kullanıcıların yemek siparişi sırasında öncelikli beklentisi hız ve kolaylıktır. Bu nedenle, bir platformun mobil uyumlu ve kullanıcı dostu bir arayüze sahip olması gerekir. Sektör verileri, bir mobil uygulamanın yüklenme süresindeki her 1 saniyelik gecikmenin, kullanıcıların platformu terk etme olasılığını önemli ölçüde artırdığını göstermektedir.

    Örneğin, adres bilgilerinin otomatik doldurulması veya menüler arasında hızlı geçiş yapılabilmesi, sipariş tamamlama sürecini büyük ölçüde kısaltır. Ayrıca, minimalist bir tasarım ve kolay gezinme seçenekleri, müşterilerin platformu tekrar tercih etme olasılığını artırır. Özellikle yoğun saatlerde sipariş verirken bu özelliklerin ne kadar etkili olduğunu fark etmek zor değildir.

    ➤ Kişiselleştirilmiş Deneyim

    Kişiselleştirme, kullanıcı deneyimini iyileştirmek için güçlü bir araçtır. Örneğin, bir müşterinin geçmiş siparişlerine dayanarak yeni yemek önerilerinde bulunmak veya alerji ve diyet tercihlerini dikkate alan filtreleme seçenekleri sunmak, kullanıcıların ihtiyaçlarına uygun bir deneyim sağlar.

    Bazı platformlar, “Daha önce hoşlandığınız tatlardan ilham aldık” gibi mesajlarla kişiselleştirilmiş öneriler sunarak müşteri bağlılığını artırmayı başarmıştır. Bu tür bir yaklaşım, yalnızca sipariş sürecini kolaylaştırmakla kalmaz, aynı zamanda müşteriye kendini özel hissettirir ve keşif sürecini kolaylaştırır.

    ➤ Güvenilir Teslimat Süreleri

    Yemek siparişlerinde güvenilir teslimat süreleri, müşteri memnuniyetini etkileyen bir diğer önemli faktördür. Siparişlerin zamanında ve eksiksiz bir şekilde teslim edilmesi, kullanıcıların platforma olan güvenini artırır.

    Örneğin, gerçek zamanlı sipariş takibi sunan sistemler, müşterilerin teslimat sürecini daha rahat bir şekilde takip etmesine olanak tanır. Ancak taahhüt edilen teslimat süresinin aşılması veya siparişin yanlış gelmesi gibi durumlar, müşteri memnuniyetini hızla düşürmekte ve sadakat kaybına neden olmaktadır. Birçok kullanıcı, “30 dakika içinde kapınızda” gibi net teslimat taahhütlerinin, beklenti yönetiminde ne kadar etkili olduğunu belirtmiştir.

    ➤ Güvenli ve Çeşitli Ödeme Seçenekleri

    Müşterinin siparişi tamamlama sürecindeki en kritik adımlardan biri ödemedir. Bu aşamada sunulan çeşitlilik ve güvenlik, deneyimin vazgeçilmez bir parçasıdır.

    Online yemek sipariş platformları, yalnızca kredi kartı veya nakit seçenekleriyle sınırlı kalmamalıdır. Mobil cüzdanlar, dijital ödeme sistemleri ve temassız ödeme gibi çeşitli ve hızlı ödeme alternatifleri sunmak, kullanıcıya esneklik sağlar. Ayrıca, 3D Secure gibi güvenlik protokollerinin şeffaf bir şekilde kullanılması, kullanıcıların finansal bilgilerine olan güvenini pekiştirir ve siparişi gönül rahatlığıyla tamamlamalarını sağlar.

    ➤ Geri Bildirim ve Olumsuz Deneyim Yönetimi

    Müşterilerin geri bildirimlerini kolayca paylaşabileceği bir sistem, platformun sürekli olarak iyileştirilmesini sağlarken, olumsuz deneyimlerin yönetilmesi ise sadakati pekiştirir.

    Sipariş tamamlandıktan sonra sunulan kısa bir anket veya “Bu deneyim nasıldı?” şeklinde bir geri bildirim bölümü, kullanıcıların düşüncelerini ifade etmelerine olanak tanır. Aynı zamanda, hızlı ve etkili müşteri desteği, olası sorunlara anında çözüm sunarak memnuniyet düzeyini artırır. Teslimatın geciktiği veya siparişin eksik geldiği kriz anlarında, hızlı bir iade, telafi (bir sonraki siparişte indirim gibi) veya anında iletişim, olumsuz bir deneyimi bile sadakate dönüştürebilir. Müşterilerin, “Destek ekibine ulaştım ve sorun hemen çözüldü” gibi olumlu geri dönüşleri, markanın itibarını güçlendirir.

    Kampanyalar ve Ödüllendirme Programları

    Sadakat programları ve kampanyalar, müşterilerin platforma bağlılığını artırmak için etkili yöntemlerdir. Örneğin, “5 siparişte bir ücretsiz yemek” veya “İlk siparişe özel %20 indirim” gibi ödüller, müşterileri teşvik eder.

    Ayrıca, belirli bir tutarı aşan siparişlerde sunulan ücretsiz teslimat seçenekleri, kullanıcılar için cazip bir fırsat yaratır. Sadık müşterilere yönelik puan toplama sistemleri, onların platformu tekrar tercih etmelerini sağlar ve uzun vadeli bir müşteri bağlılığı oluşturur. Ödüllendirme programları, müşterilerin platformu sadece bir sipariş kanalı değil, aynı zamanda kendilerine değer verildiğini hissettikleri bir ekosistem olarak görmelerine yardımcı olur.

    Online yemek siparişi sektöründe müşteri deneyimini geliştirmek, rekabette öne çıkmanın en etkili yollarından biridir. Hız, güvenilirlik, kişiselleştirme, ödeme kolaylıkları, müşteri desteği ve ödüllendirme gibi faktörlere odaklanarak, müşterilerinizin ihtiyaçlarını daha iyi karşılayabilir ve onlara unutulmaz bir deneyim sunabilirsiniz. Bu yöntemler sayesinde, yalnızca müşteri memnuniyetini artırmakla kalmayacak, aynı zamanda markanızın sadık bir kullanıcı kitlesi oluşturmasına da katkıda bulunacaksınız.

  • Restoranlar İçin Ek Gelir Modelleri 2025 için Yeni Fırsatlar

    Restoranlar İçin Ek Gelir Modelleri 2025 için Yeni Fırsatlar

    Restoran işletmeciliği, değişen tüketici alışkanlıkları ve artan maliyetler nedeniyle ek gelir modellerine yönelme ihtiyacı duyuyor. Gelir çeşitliliği, işletmelerin finansal sağlığını korumak, rekabet avantajı sağlamak ve öngörülebilir bir büyüme yakalamak açısından büyük önem taşıyor. Restoranlar, mevcut kapasitelerini ve potansiyellerini doğru bir şekilde kullanarak yeni ve sürdürülebilir gelir kaynakları yaratabilirler.

    Bu yazıda, restoranların geleneksel operasyonlara bağlı kalmadan gelirlerini çeşitlendirmek için uygulayabileceği kanıtlanmış yöntemleri ve 2025 trendlerini ele alacağız. Ayrıca, bu süreçleri kolaylaştıran yenilikçi çözümlerden biri olan Mizanplus Kitchens’ın “Dükkan Dükkan İçinde” modelini de keşfedeceksiniz.

    › Restoranlar İçin Ek Gelir Modelleri Nelerdir?

    Günümüzde restoran işletmeleri, sürdürülebilir bir finansal yapı oluşturabilmek için yalnızca masa servisine veya geleneksel paket servise bağımlı kalmamalıdır. Artan rekabet ve dijitalleşme, farklı gelir akışları yaratmayı zorunlu kılmaktadır.

    Restoranların sıklıkla karşılaştığı en büyük zorluklardan biri, fiziksel operasyonlara ve doluluk oranlarına aşırı bağlı olmalarıdır. Farklı gelir modellerine yönelmek, bu riski dağıtarak uzun vadeli bir başarı stratejisi oluşturur.

    › Fiziksel Sınırlara Bağlı Kalmadan Gelir Artırma Yolları

    Restoranların gelir artırmak için yalnızca fiziksel mekana bağımlı olması artık yeterli değil. Mevcut mutfak kapasitesini ve ekibinin yeteneklerini kullanarak fiziksel sınırların ötesine geçmek mümkün.

    Sanal Markalar (Virtual Brands): Mevcut mutfağınızı kullanarak, fiziksel mağazanızda olmayan, sadece çevrimiçi platformlarda var olan yeni markalar oluşturmak. Örneğin, lüks bir fine-dining restoranın mutfağında, sadece paket servise yönelik uygun fiyatlı bir “gurme burger” markası yaratılabilir. Bu yaklaşım, ek ekipman ve personel yatırımını minimuma indirir.

    Markalı Ürün Satışı: Restoranın imza sosları, özel baharat karışımları, reçelleri veya tatlıları gibi ürünleri paketleyerek marketlerde veya online kanallarda satışa sunmak. Bu, markanın bilinirliğini artırırken pasif bir gelir akışı sağlar.

    Dijital İçerik ve Eğitim: Şefin veya markanın uzmanlığını kullanarak online yemek kursları, özel tarif kitapları veya YouTube serileri hazırlamak. Bu, özellikle niş mutfaklara sahip restoranlar için sadık bir topluluk oluşturmanın ve dolaylı gelir elde etmenin yoludur.

    › Restoran İşletmeleri İçin Yenilikçi Gelir Modelleri

    Operasyonel yükü artırmadan gelirleri çeşitlendirebilmek, sürdürülebilir bir iş modeli oluşturmak açısından kritik öneme sahiptir. İşte 2025 trendlerine uygun, öne çıkan yenilikçi modeller:

    1 – Abonelik Modelleriyle Düzenli Müşteri Kazanımı

    Abonelikler, restoranların düzenli ve öngörülebilir bir gelir akışı sağlaması için en etkili yöntemlerden biridir. Bu model, müşteri sadakatini pekiştirir ve talep tahminini kolaylaştırır. Örneğin, aylık sabit bir ücret karşılığında müşterilere haftalık 3 öğünlük özel diyet menüsü teslimatı veya kahve dükkanlarının aylık sınırsız kahve aboneliği sunması bu kapsamdadır. ABD’deki bazı büyük zincirler, aylık düşük bir ücret karşılığında günde bir ücretsiz ürün hakkı vererek, müşteri trafiğini ciddi ölçüde artırmış ve sadakati sağlamlaştırmıştır.

    2 – Catering Hizmetleri Sunma ve Özel Etkinliklerde Yer Alma

    Catering, restoranın boş kapasitesini (özellikle öğle saatleri veya kapalı günler) doldurmak için güçlü bir kaynaktır. İş toplantıları için kahvaltı/öğle yemeği kutuları (Lunch Box), küçük özel davetler (Ev Catering) veya kurumsal etkinlikler için kapsamlı büfeler bu hizmet alanlarını genişletir. Genellikle toplu siparişler alındığı için kar marjı yüksektir ve restoranın ana operasyon akışını minimal düzeyde etkiler.

    3 – Mevcut Mutfağın Kapasitesini Artırarak Farklı Menüler Sunma (Dükkan Dükkan İçinde)

    Bu model, restoranın atıl kalan kapasitesini gelire dönüştürür. Mizanplus Kitchens’ın “Dükkan Dükkan İçinde” modeli bu alanda pratik bir çözüm sunar. Bu sistem, restoranların mevcut mutfağını kullanarak, farklı mutfak konseptlerini veya menüleri hızla çevrimiçi platformlarda listelemesini sağlar. Ek bir yatırım veya ekipman ihtiyacı olmadan, aynı altyapıyla birden fazla müşteri kitlesine ulaşmak mümkün hale gelir.

    Mizanplus, servis edilecek ürünleri yarı mamul veya servise hazır şekilde tedarik ederek mutfak ekibinin sadece son dokunuşları yapmasını sağlar. Bu sayede, restoran hem operasyonel karmaşayı önler hem de yeni bir marka yaratmanın yükünü hafifletir. Yüksek rekabetin olduğu paket servis pazarında, birden fazla marka ile yer almak, restoranın çevrimiçi görünürlüğünü ve sipariş hacmini katlayarak artırır.

    4 – Çevrimiçi Yemek Platformlarıyla Stratejik İş Birlikleri

    Dijital kanallarda sadece var olmak yetmez; rekabetçi olmak gerekir. Mizanplus gibi iş ortakları, çevrimiçi platformlarla özel anlaşmalar yaparak restoranların komisyon maliyetlerini düşürmelerine ve operasyonel süreçlerini optimize etmelerine yardımcı olur. Mizanplus, online platformlardaki tüm sipariş koordinasyonu, lojistik ve yönetim süreçlerini üstlenerek restoran ekibinin yalnızca yemek hazırlığına odaklanmasını sağlar.

    › Ek Gelir Modellerinin Avantajları ve Zorlukları

    Ek gelir modelleri, restoran işletmelerine büyüme ve sürdürülebilirlik açısından birçok fırsat sunarken, bu süreçte bazı zorlukları da beraberinde getirebilir.

    Avantajlar:

    Gelir Çeşitliliği ve Risk Dağılımı: Ek gelir modelleri, restoranların yalnızca mevcut müşteri kitlesine bağımlı olmadan farklı kaynaklardan gelir elde etmesini sağlayarak ekonomik dalgalanmalara karşı daha dirençli bir finansal yapı oluşturur.

    Müşteri Kitlesini Genişletme: Yeni ürünler, hizmetler veya konseptler sunmak, restoranların farklı hedef kitlelere ulaşmasını kolaylaştırır ve pazardaki varlığını artırır.

    Yüksek Kapasite Kullanımı: Mutfaktaki atıl zaman ve kaynakların gelire dönüştürülmesi sağlanır, bu da verimliliği yükseltir.

    Öngörülebilir Talep (Aboneliklerde): Düzenli gelir akışı sayesinde üretim planlaması optimize edilebilir.

    Zorluklar:

    Operasyonel Değişiklikler ve Eğitim: Yeni gelir modellerini hayata geçirmek için mevcut süreçlerde değişiklik yapmak, ekip eğitimi ve menü yenilemeleri gibi uyarlamalar gerekebilir. Ancak Mizanplus bu süreci eğitim desteğiyle ve servise hazır ürünlerle kolaylaştırır.

    Başlangıç Maliyeti: Yeni yazılımlar, farklı paketleme veya stok yönetimi sistemlerine yatırım ihtiyacı doğabilir.

    Lojistik Düzenlemeler ve Tedarik Zinciri Karmaşası: Farklı ürün grupları için yeni tedarikçiler ve dağıtım süreçlerinde yenilikler gerekebilir. Mizanplus, lojistik süreçlerini optimize eden çözümler sunarak bu yükü hafifletir.

    Marka Bütünlüğünü Koruma: Yeni markaların veya ürünlerin kalitesini standart tutmak ve ana markanın itibarını korumak zorlu bir süreç olabilir.

    Mizanplus Kitchens, restoranların bu zorlukların üstesinden gelmesine yardımcı olarak, sunduğu servise hazır ürünler ve eğitim desteği ile operasyonel süreçleri sadeleştirir. Doğru iş ortaklığıyla zorlukları avantaja çevirmek mümkündür!